Batılı kültürlerde incelik, çekiciliğin dışa vurumu olarak önemle vurgulanır. İsteyerek diyet yapanların çoğunluğu, daha çekici olma amacındadır. Dansçılar, sporcular, jokeyler iş yaşamlarında rekabetin önemli olduğu kişilerdir ve yeme bozuklukları geliştirme riskleri yüksektir. Bazı kadınların profesyonel ve sosyal taleplerle başa çıkamayıp, çatışma yaşadıkları ve diyet yaptıkları araştırmalarda görülmektedir. Acıbadem Eskişehir Hastanesi Diyetisyen Gökçen Ural, yeme bozuklukları hakkında bilgi verdi.
ZAYIFLIK ÇEKİCİ MİDİR?
Yeme bozuklukları için kesin bir neden bilinmemektedir. Bu bozuklukların gelişimi için güçlü varsayımlar vardır: biyolojik yatkınlık, psikolojik sorunlar ve sosyal sorunlar gibi. Bu tür sorunlar bazen diyet yapma davranışına yol açmakta ve açlığın etkileri, kilo kaybı ve beslenme sorunları ile birlikte psikolojik değişiklikler ortaya çıkmaktadır. Yeme bozukluklarından olan anoreksiya nervosa ve bulimiya nervosada çeşitli beslenme davranışları görülmektedir. AN' de kilo kaybetmeye yönelik, amaçlı ve istekli davranış biçimleri, kilo almaktan aşırı korku, beden ağırlığı ve yiyecekle aşırı uğraşı, özel yemek yeme biçimleri, beden imajı bozukluğu gibi sorunlarla karakterizedir. Bulimiya da ise benzer koşullarda ve sürede çoğu kişinin yediğinden daha fazla tıkınırcasına yemek yeme eşliğinde yoğun olarak kontrolünü kaybetme duygusu vardır. Ancak tıkınmalar sırasında aldığı fazla kalorileri kaybetmeye yönelik düzenli davranışları olan ve normal ağırlıklı olan kişilerdir.
AN' yi düzeltmek için kesinlikle hastanın hastanede yatarak tedavi görmesi gerekir. Bu hastalarda organların harabiyetine kadar giden beslenme sorunu ancak yatarak bir sağlık ekibiyle tedavi edilebilir. Bulimiyada ise psikolojik destek alarak hastalığın iyi yönde ilerleme göstermesi yüksektir.
Beslenme bozuklukları hakkında biraz bilgi verdikten sonra zayıflıklarından şikâyetçi olan kişiler için de bir kaç öneride bulunmak istiyorum. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki çağımızın hastalığı olan obezite kadar düzensiz beslenmeye bağlı olarak gelişen zayıflık da oldukça yaygındır. Kilo vermenin, almaya göre daha kolay olduğunu söyledikten sonra alışkanlık haline getirilmesi gereken bir kaç öneriyi paylaşmak istiyorum:
GERÇEKLERDEN KAÇMA
Zayıf olan bireyin kendini zayıf olarak görmesi çoğu zaman zordur. Diyete başlamadan önce kişi bunun farkına varmalı ve gerçekten istekli olmalıdır. Obezite kadar ciddi bir problem olan zayıflık yine diyetisyen ve gerekirse psikologlar yardımıyla tedavi edilmelidir.
KAFANIN İÇİNDEKİ SAATİ KUR
Gün boyunca alması gereken enerjinin altında kalori tüketen hastaların çoğu yemek yemeyi unutmaktadır. Düzenli bir şekilde belirli aralıklarla yiyeceğiniz öğünleri atlamamanız çok önemli. Bu yüzden ayarlayacağınız saatlerde mutlaka öğünlerinizi atlamadan yiyin.
TADINI ÇIKAR
En güzel diyetlerin zayıf hastalar için olduğunu biliyor muydunuz? Neden mi? Çünkü içerisinde tatlı olan nadir diyetlerdendir. Bu tür diyetlerde akla gelen şey "her şeyi yiyebilirsin" düşüncesidir. Ama bunun yanlış bir düşünce olduğunu belirtmek isterim. Önemli olan sağlıklı bir şekilde kilo almayı sağlamaktır. Tatlılar elbette ki kalori açısından yüksek enerjili besinlerdir. Ancak bu demek değildir ki şerbetli tatlıları, çikolataları birer ikişer yiyelim. Sütlü tatlılar, dondurmalar, bal, marmelat, fındık ve fıstık ezmesi gibi ürünler kilo alımı için sağlıklı seçeneklerdir. Günde bir ara öğünde, neşemizi arttıran bu besinlerden mutlaka yemeliyiz.
TARİFLER YARAT
Damak tadınıza uygun ara öğünlerde milkshake tarzında yüksek kalorili içecekler yapabilirsiniz. Yanınızda da mutlaka bir termos bardağın içinde taşımayı unutmayın. Aklınıza geldikçe içmeniz sizin için iyi olacaktır.
ARALARA DİKKAT
Ara öğünlerinizde mutlaka fındık, fıstık, badem ve ceviz dörtlüsünden tüketmeyi ihmal etmeyin. Bunlara eşlik edecek süt, ayran, yoğurt ve kefir gibi tam yağlı olan süt gruplarını da unutmayın.
Şunu unutmamalıyız ki; zayıflık tam anlamıyla sağlıklı olmak anlamına gelmez. Kan yağlarımızdaki değerler bizim için önemlidir. Tam yağlı olarak tüketilmesi gereken besinler kolesterol açısından değerlerimizi etkilerler. Bu yüzden mutlaka bir diyetisyene gitmeden önce kan tahlilinizi yaptırmayı unutmayın.


















Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.