• BIST 12254.83
  • Altın 6121.517
  • Dolar 43.0386
  • Euro 50.336
  • Eskişehir -1 °C
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 0 °C
  • İzmir 1 °C

Gizem Şeber'den Kişilik tiplerine göre sağlıklı beslenme

Gizem Şeber'den  Kişilik tiplerine göre sağlıklı beslenme
Diyetisyen ve Yaşam Koçu Gizem Şeber'den Kişilik tiplerine göre sağlıklı beslenme

Diyetisyen ve Yaşam Koçu Gizem Şeber, insanların genel karakter özelliklerine göre farklı kişilik tiplerine ayrıldığını ve bu kişilik yapılarının beslenme alışkanlıkları, diyete uyum ve kilo verme sürecini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Şeber’e göre, herkes için tek tip bir diyet yaklaşımı doğru değil; çünkü bireylerin zayıflamaya bakışı ve sürece verdikleri tepkiler kişilik özelliklerine göre değişiyor.

Kişilik tiplerine göre beslenme alışkanlıklarının nasıl farklılaştığını anlatan Şeber, en yaygın sınıflandırmalardan birinin A ve B tipi kişilikler olduğunu ifade ediyor. A tipi kişilikler; hırslı, sabırsız, rekabetçi ve başarıyı sayılarla ölçmeye yatkın bireyler olarak tanımlanıyor. Sürekli baskı altında hissetmeleri ve hızlı sonuç istemeleri, kilo verme sürecinde onları zorlayabiliyor.

Bu kişilik yapısına sahip bireylerin, hızlı kilo verme isteğiyle sağlıksız diyetlere yönelebileceğini vurgulayan Şeber, Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı kilo kaybını haftada 0,5–1 kilo olarak tanımladığını hatırlatıyor. Rekabetçi yapıları nedeniyle arkadaşlarıyla veya aile üyeleriyle birlikte diyet yapmanın motivasyon kaybına yol açabileceğini, kilo kaybı yavaşladığında ise çabuk pes edebileceklerini belirtiyor. Bu nedenle A tipi kişilerin, gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler belirlemesinin büyük önem taşıdığını söylüyor.

B tipi kişilikler ise daha sakin, sabırlı ve rekabetten uzak bireyler olarak öne çıkıyor. Telaşlı olmayan bu kişiler, kilo verme sürecini bir bütün olarak kabul edebiliyor. Şeber’e göre, kilo kaybının yavaşladığı dönemlerde çözüm odaklı davranabilen B tipi kişilikler, uzun vadede daha kalıcı ve başarılı sonuçlar elde edebiliyor.

Şeber ayrıca Littauer ve Littauer’in 1998 yılında yaptığı kişilik sınıflandırmasına da değiniyor. Bu sınıflandırmada yer alan “popüler optimistler”, sosyal, dikkat çekici, konuşkan ve beden dilini iyi kullanan kişiler olarak tanımlanıyor. Bu kişilerin diyet sürecinde en çok zorlandıkları alanın sosyal ortamlar olduğunu belirten Şeber, dışarıda yeme alışkanlıklarının diyete uyumu güçleştirdiğini söylüyor. Çözüm olarak ise restoran menülerini önceden incelemeyi, alkollü organizasyonları sınırlamayı ve kaçamak günlere karşı düzenli egzersizi öneriyor.

“Mükemmelliyetçi melankolikler” ise düzenli, titiz ve her şeyin kusursuz olmasını isteyen bireyler olarak tanımlanıyor. Diyette “ya hep ya hiç” yaklaşımına yatkın olan bu kişilerin, küçük bir kaçamak sonrası tüm süreci bırakma eğiliminde olabildiklerini ifade eden Şeber, motivasyonun korunmasının ve hatalardan sonra devam edebilme becerisinin önemine dikkat çekiyor.

Bir diğer kişilik ayrımının ise içe dönük ve dışa dönük bireyler üzerinden yapıldığını belirten Şeber, içe dönük kişilerin kilo verme sürecinde iç motivasyonlarını güçlü tutmaları gerektiğini söylüyor. Hedeflerin küçük basamaklara ayrılması ve her aşamada kendini ödüllendirme, bu kişiler için etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor. Dışa dönük kişilerde ise çevreden gelen yorumların motivasyon üzerinde büyük etkisi olduğunu vurgulayan Şeber, “çok iyi olmuşsun” ya da “artık kilo verme” gibi sözlerin süreci erken sonlandırabileceğini belirtiyor. Bu nedenle, dışa dönük bireylerin gerekirse çevrelerini yorum yapmamaları konusunda uyarmalarının faydalı olabileceğini ifade ediyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Vilayet 26 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 000 000 00 00